Mehmet Naci Aköz
kimdir?
Uçurtma etkinlikleri Uçurtma nasıl yapılır? Uçurtma şiirleri Video Galeri Gülen Okumuş
uçurtma kütüphanesi
Foto Galeri Müze koleksiyonu Ziyaretçi defteri Uçurtma Tarihçesi

JAPON UÇURTMA KATALOĞU ÇEVİRİSİ

 

(Sayfa 4-5)

 

15 Kasım 1977 yılında kurulan uçurtma müzesi, önümüzdeki yıl onuncu yıldönümünü kutlayacak. Koleksiyonları bir yandan tamamlanırken, başta Avrupa, Amerika ve Asya olmak üzere dünyanın pek çok yerindeki kuruluşlardan çeşitli talepler alıyoruz. Bu taleplerin çoğu koleksiyonlarımızın broşür ve katalogları üzerine oluyor.

 

Ne yazık ki babam, müzeyi kurmasından kısa bir süre sonra vefat etti. Dolayısıyla son on yılda işleri onun konumunda, ben yürütmeye çalışıyorum.

Bu zaman zarfı süresince müzeye uçurtmalar kazandırmak için mümkün olduğu kadar çok uçurtma festivaline katıldım.

 

Müzenin fotoğraflarından oluşan bir yayın ihtiyacı gittikçe daha belirgin bir şekilde önümüzde durmaya başladı. Bu ciltte yer alan “Edo Dako” uçurtmaları çok yakın bir aile dostumuz, grafik tasarımcı Mr. Keichi Torii tarafından babamla tanıştırılan, Mr. Teizou Hashimoto tarafından yapılmıştır.

 

Çocukluğumda yeni yıl tatillerinde babam beni sıklıkla erken uyandırır ve şimdilerde Tokyo’nun oldukça gelişmiş iş merkezlerinin yer aldığı Shinkawa’ya uçurtma uçurmaya götürürdü. Yükselen binalar ve pahalı kiralar nedeniyle uçurtma uçurmak babam için neredeyse sadece hatıralarda kalmıştı. Ta ki, bu merakını tekrar hayata döndüren Mr. Hashimoto ile tanışana dek…

 

O zamanlar Mr. Hashimoto’nun babası Tomekichi hayatta ve sağlıklıydı. Babam onu sıklıkla evinde ziyaret ederdi. O zamanlar babamı gideceği her yere arabamla ben götürürdüm ve çeşitli uçurtma etkinliklerine götürürken onlarla yakından arkadaş olmuştum. Teizou oldukça sessiz bir kişi olmasına karşın, onun uçurtmalara olan sevgisi ve uzmanlığı beni oldukça etkilemişti.

 

Eğer babam ve Teizou hiç karşılaşmamış olsaydı ne Japon Uçurtma Birliği, ne de dünyada bir ilk olan bu uçurtma müzesi kurulurdu.

Eski stilin temsilcileri babam ve Mr. Hashimoto birbirlerine çok büyük saygı duyarlardı. Babam ona her zaman Hashimoto Meiji (usta anlamına gelen bir saygı sözcüğü) diye hitap ederdi.

 

Mr. Hashimoto’nun eserlerinden oluşan bu fotoğrafik yayını hazırlamak babamın en büyük isteklerinden biriydi ama maalesef bunu göremeden aramızdan ayrıldı. Ben de bu cildin içeriği olarak Hashimoto’nun 300’ün üzerinde eserinden 80 tanesini seçtim.

 

Aynı zamanda bazı Etodako resimleri de ekledim çünkü bu da babam ve Teizou’nun ortak hayaliydi.

 

Mr. Hashimoto denizaşırı ülkelerde de tanındığından bu yana, Shitaya’daki evinde pek çok yabancı misafiri ağırladı. Bu ziyaretler birden fazla kere tekrarlanınca onu oldukça mutlu ederdi. 

 

Kurucunun oğlu ve müzenin direktörü olarak, babamın isteğini tam olarak yerine getiremese de onuncu yılımız anısına bu yayını yayınlamaktan gurur duyarım. Bu eser aynı zamanda birliğimiz ve kendim adına bir dönüm noktası oluşturuyor.

 

Bu yayınları seri haline getirmeyi ümit ediyor ve bu yolda herkesin de bana destek olacağına yürekten inanıyorum.

 

Son olarak, Keizou ve eşi Kiyo’ya mutlu ve uzun bir ömür diliyor ve güzel uçurtmalar yapmaya devam etmesini diliyorum, sonsuza dek…

 

 

(SAYFA 71-76)

 

Teizou Hashimoto’nun uçurtmaları hakkında özel bilgilere girmeden önce, Japon uçurtmalarının karakteristik özellikleri ve tarihleri ile ilgili çok genel bir giriş yapmak istiyorum.

 

Japon uçurtmaları ekseriyetle bambu ve Bir çeşit Japon kağıdı olan “washi”den yapılır. Kuvveti ve esnekliğinden dolayı bambu, en güçlü rüzgârlara karşı olan dayanıklılığı ve Japon boyama stiline yatkınlığından dolayı “washi” tercih edilir.

 

Çin’de 2000 yıldan fazla zaman öncesinde, uçurtma tarihinin ilk zamanlarında savaşta düşmanları korkutmak için kullanıldığı olurdu.

 

Bundan 1000 yıl önce Japonya’da, Japon samurayları da uçurtmaların bir savaş aracı olarak kullanılabilirliğini hemen fark ettiler ve özellikle iletişim amacıyla savaşlarda kullanmaya başladılar.

 

Henüz Edo Dönemi’ne (M.S. 1603-1867) gelinmemişti ki, uçurtmalar sıradan halk arasında da oldukça ilgi görmeye başladı. Edo Dönemi’nin ortalarında uçurtmalar yarım daire şeklinde, çubuktan ayakları olan, ahtapot ya da kalamara benzeyen, üzerinde hiçbir dizayn, figür yahut resim olmayan uçurtmalardı.

 

Daha sonra, Japonya’nın kendini dış dünyaya kapattığı 300 yıllık barış sürecinde uçurtma dizaynı bir Rönesans periyoduna girdi ve pek çok güzel uçurtma üretildi.

 

Ukiyoe (Edo Dönemi’nde günlük hayatta kullanılan bir baskı rengi) ve Mushae (bir savaş figürü) sanatlarının  uçurtmaların üzerinde kullanıldığı o yıllarda Ukiyoe ve Mushae sanatçıları, uçurtmaları tuval, bulutları ise sergi salonları olarak kullandılar.

Uçurtmalar bu resimlerle donatıldı ve kare şeklindeki KakuDako uçurtmaları ile insan şeklindeki Yakodako uçurtmaları Japonya’nın ana uçurtma modelleriydi.

 

KakuDako uçurtmalar da kendi içlerinde gruplara ayrılıyordu;

 

MushaDako: O dönemde, Japon tarihinin önemli savaşçılarını konu eden resimli hikâye kitapları vardı. Bu savaşçılar üzerlerinde savaş kıyafetleri (Kabuto ve Yoroi)  olduğu halde bu grup uçurtmaların üzerine resmedildiler.

 

JiDako: Japonlar günlük hayatta kullandıkları eşyalara Kanji dizaynını yansıtmaktan zevk alır ve bu tarzı Noren(girişlerde kullandıkları perdeler), Chochin (Japon fenerleri), Kanban (tabela ve işaretler), Hanten (Örtüler) v.s. üzerine resmederlerdi. Bu uçurtmalar üzerinde çoğunlukla kullanılan kelimelerden bazıları;

  • Ryu (Ejderha)
  • Matoi (Ateşçi)
  • Sakigake (Savaşta lider, önder, öncü)
  • Arashi (Fırtına)
  • Ran (Orkide)

 

 

KabukieDako: Eminim Kabuki ve Japon tiyatrosu hakkında bir şeyler duymuşsunuzdur. Kabuki, 19. yüzyılda oldukça popüler hale geldi ve kahramanlar bu tarz uçurtmaların üzerine resmedildi. Shibaraku, Yanone, Yoshitsune en ünlü Kabuki oyunlarından birkaç tanesi idi.

 

Edokodako: El yapımı kıymetli uçurtmaları alamayan sıradan halkın kullandığı uçurtma idi. Bu uçurtmalar zarar gördüğü ya da eskidiği zaman rahatça atılabiliyor, elden çıkarılabiliyordu. Ichimon (en küçük para birimi) Dako özellikle çocuklar tarafından çok tercih ediliyordu. Bu uçurtmaları dizayn eden uçurtmacılar çocukları düşünerek yapıyorlardı. Üzerlerindeki resimler Kintaro*, Momotaro* ve Shoki* figürleriyle geleceğe dair umut, sağlık ve gücü sembollüyor. Daruma* ve Ebisu* ile iyi talihi, Hannya* ile kötü ruhları korkutmak için iyi şans büyüsünü, Daikoku* ile zenginliği, Okame* ve Hyottoko* ile başarıyı ve aile bütünlüğünü sembollediler.

 

Daha üst düzey samuray ailelerinin çocukları, kendi evlerinden ya da tapınaklardan alınan daha heybetli resimlerin olduğu uçurtmalar uçuruyorlardı. Bu resimlere birkaç örnek ise; Bulutlar arasındaki ejderha dizaynı, aslanı temsil eden fantastik bir hayvan, yükselen güneş ve leylek figürleri v.b.

 

 

Kolları açılmış insan şeklinde yapılmış YakkoDako uçurtmalar genelde halk tarafından uçuruluyordu. Bazen de o yörenin samuraylarının evlerinin çatısında uçurulurdu.

 

*Kintaro: Japon tarihinde gerçek hayatı bir efsane olarak bilinen bir kahraman.

*Momotaro: Eski bir halk hikâyesi kahramanı. Kimi zaman “Güzel çocuk” olarak da bilinir.

*Shoki: Kötü ruhlara karşı güç kullanan bir Çin tanrısı.

*Daruma: Kökeni Hindistan’da olan, Bodhidarma isimli Çinli rahip.

*Ebisu: Yedi iyi talih tanrısından biri. Özellikle balıkçılarla, balıkçıların olmadığı yerlerde ise finans ve ticaretle uğraşanlarla ilişkilendirilir.

*Hannya: İki boynuzlu bir zebani.

*Daikoku:  Yedi iyi talih tanrısından biri. Özellikler çiftçiler ve iş girişimleriyle ilişkilendirilir.

*Okame: Yuvarlak yüzlü, tombul çeneli bir kadın. Çoğunlukla geleneksel Japon maskelerinde rastlanır. Çok güzel bir yüzü olmasa arkadaş canlısıdır.

*Hyottoko: Geleneksel bir Japon maskesi.

Teizou Hashimoto, Meiji Periyodu’nun 37. senesinde (1904), karısı ise 35. senesinde (1902) dünyaya geldi. Şu anda geleneksel EdoDako uçurtması yapan tek dükkân onlarınki.

 

Teizou kendi ailesinde Ukiyoeshi’nin Utagawa Kuniyoshi sitilini devam ettiren üçüncü jenerasyonu temsil ediyor. Teizou’nun işi yalnızca uçurtmalarla sınırlı değildi. Kendisi aynı zamanda diğer geleneksel mevsimlik dekorasyonlar (Kiwamonoshi) da yapıyordu. Ama buna rağmen şu an kendisini sadece uçurtmalarla sınırlamış durumda.

 

Şu satırlardan itibaren, EdoDako’nun nasıl yapıldığını anlatmaya çalışacağım;

İki ana ölçü var: Mino ve Nishinouchi. Bu ölçüler sırasıyla, 27.27*39.39 ve 33.33*48.48 oluyor. Aynı zamanda daha büyük uçurtmalar yapabilmek için buna katılabilecek ana ölçüler de mevcut. Bu uçurtmalarda iki çeşit bambu desteği kullanılıyor; Madake (bir çeşit bambu) ve Shinodake (bir çeşit ince bambu).

Hint kamışı da Unari (havada vızıltı çıkarmak için) yapmak için kullanılır. Kış aylarında bambular, böceksiz bambulardan seçilir.

3 çeşit de çerçeve kullanılmakta; SholiBari (10 rod), Obari(7 rod), Chubari (6 rod).

Chubari, Tokyo’da en popüler olanıdır. Benim babam da bu çeşit çerçeve kullanıyordu. Yapım metodu ise; kağıt desteklerin üzerine sarılır ve bu EdoDako’nun karakteristiği ortaya çıkmış olur. Standart dikdörtgen olanların dışında iki model daha vardı; altı taraflı olan ve Yakko tarzı. Hem kendir hem pamuktan yapılan ipler kullanılırdı. Tasarlanan resim kabataslak şekilde karakalemle çizilir, sonra en önemli hatlar koyu renkli fırçalarla ve güzelleştirecek detaylarla işlenir. Daha sonra da bıyıklar ve sakallar gelir.

Daha sonra pastel resimler eklenir, renkler koyulaşır ve final olarak altın ve gümüş eklenir.

 

Uçurtmanın en güzel görüntüsü elbette ilk gökyüzüne yükseldiği anki görüntüsüdür. Genel konuşmak gerekirse resimler görünemez olacakları için çok da yükseklere uçurulmazlar. Resmin en önemli parçaları yüzü, elleri v.b. daha büyük ve belirgin renklerle boyanır. Bu sayede uçurtmalar temiz mavi gökyüzünde oldukça belirgin görünürler.

Çeşitli renkler karıştırılır ve birden fazla ince fırça birlikte kullanılarak kıvrımlı dizaynlar elde edilir.

 

Kimi zaman tüm vücuduyla kimi zaman sadece omuzları ve başı görünür halde bir, iki , üç karakterin aynı uçurtmada resmedildiği çok çeşitli resimler de mevcuttur. Eğer 2 kişi aynı uçurtma üzerinde resmedilmişse bu kişilerin genellikle birbirleriyle bağlantıları olur. Örneğin, bir savaşta kazanan ve kaybeden gibi.

Bu tarz uçurtmalar üzerinde kullanılan ve elinizdeki eserde de göreceğiniz bazı uçurtmalarda resmedilen bu karakterler çoğu zaman halk kahramanlarıdır.

 

Şimdi… Uçurtmamızın resmi boyandığına göre iskeletimizi ilave edebiliriz. En üst yatay çıtaya, kenarından kıvırma payı bırakarak kâğıdımızı oturturuz. Sonra kıvırdığımız kısmı yapıştırıcımızla yapıştırırız. Merkeze konacak direkler eklendikten sonra dış direkleri de ilave ederiz. Daha sonra kalan iki yatay direk eklenir ve en alt direk de, en üst destek gibi yapıştırılır. Son olarak iki çapraz direk ilave edilir.

Daha büyük uçurtmalar söz konusu olduğunda ilave kuvvet için dış dikey kenarlar kullanılır.

Kimi zaman da kâğıt, dekorasyon amacıyla desteklerin etrafına sarılır. Bu cins desteklere “Maki Desteği” adı verilir.

 

The Itome (denge)’yi eklemenin şimdi zamanıdır. Uçurtmanın şeklini eğik olarak değiştirebilmek için iyice gerilir ( Bu uçurtmaya havaya yükseklik kazanma şansı verir). Denge uzunluklarına gerekli ayarlamalar yapıldıktan sonra kalan uzunluklar bir zinciri andıracak şekilde gevşek olarak bağlanır.

 

Mr. Hashimoto, son zamanlarda kuyruksuz pek çok uçurtmanın olduğunu ve bunların kolay nakil için dörde katlanabildiklerini söylüyor. Bununla birlikte gerçek bir Edo Dako’nun Maki destekli bir kuyruğu olması gerektiğini de laf arasında söylediğine şahit oldum.

Teşekkürler:

 

Aşağıda sayacağım kişilere bu projeyi gerçekleştirmedeki destek ve katkılarından ötürü teşekkür ederim.

 

  • Mr. Teizou Hashimoto ve eşi Kiyo
  • Seibundu Shinkosha’dan Mr. Hirotugu Tsunoda
  • Kameraman Mr. Takesi Yosida
  • Bana Edo Dako yapmasını öğreten Mr. Teruaki Tsutsumi
  • Mr. Keizou Yamazaki

 

Referanslar:

 

 EdoDako Sandai-

Mr. T. Hashimoto

Mrs. K. Hashimoto

Mr. Chikashi Kitagawa

Mr. Tadao Saito

 

 

Son olarak, bu eseri tamamlamış ve babamın dileğini yerine getirmiş olmanın verdiği gururu sizlerle paylaşmaktan mutluluk duyduğumu belirtmek isterim.

 

Mehmet Naci Aköz notu

Yukarıda çevirisi yapılan kitap 1986 yılında, Japonya Uçurtma Federasyonu başkanı Masaaaki Modegi tarafından gönderilen kitaptır.

Büyük üstad Modegi’yi tam 20 yıl sonra “3. İstanbul Uluslararası Uçurtma Festivali” projesi çerçevesinde ülkemize getirme imkânını yakaladım.